
Uzun zamandır bloguma yazmıyorum hatta ve hatta çok çok uzun zamandır.Bu zaman zarfında yuh artık diyebileceğiniz birkaç yenilik oldu benim gibi bir adam erken kalkmaya başladı.Bilgisayarını değiştirdi.Fakat çok kötüdür ki hala klavyemin ara tuşu bozuk ve rahatsızlık yaşayabiliriz.Şu aralar okumanın yanı sıra biraz da oyun oynamaya verdim kendimi hoşuma gidiyor.Gelelim konumuzun özüne uzun zaman sonra yazacağım konuda dilencilere değineceğim.Geçenlerde bir hocamız Mısır'a gittiğinde karşılaştığı dilenci tablosundan bahsetti.Adamın dilenirken İngilizce,Arapça ve Fransızca konuşarak ayrı ayrı dillerde ayrı ayrı turistlere dilendiğini söyledi.Dedim içimden "Vay Anasını Sayın Seyirciler!" .Bunu hepimiz biliyoruz ki bu çaresizlikten yapılan,kötü bir iş.Fakat düşünmeden de edemiyorum dünya fazlasıyla mı küreselleşti acaba?Hepimiz biliyoruz ki vakti zamanında sömürü merkezi haline gelen bu ülkede o zamanların izleri hala devam ediyor küreselleşme sadece işin geyiği fakat dilencinin farklı farklı dillerde dahi dilenmesi içimi burktu.Velhasıl kelam dilenciler hakkında biraz daha bir şeyler yazayım derken Ahmet Haşim'in bir kitabında altını çizdiğim bir yer geldi aklıma Ahmet Haşim Fraknkfurt'tayken Alman dilencilerinin temiz giysili,üyülü pantolon ve gömlekli,temiz olduğunu ve işleri bittiğinde kahve içmeye gidecekmiş gibi bir tavır içerisinde bulunduklarını söylüyor.O zamanın Frankfurt'unda da dilenciler böyleymiş.Gerçi işin devamında Ahmet Haşim Alman bir arkadaşına soruyor "Nasıl acıyıp para veriyorsunuz bu insanlara?". diye,arkadaşı da "Bir Alman birine el açarsa ihtiyacı olduğu içindir tipi önemsizdir." diyor özetle böyleydi kitaptaki pasaj.Velhasıl Pazariçi'nde oturduğum zamanlarda bir dilenci teyze vardı öğlen Pierre Loti'de akşam üzeri Eyüp Camisi civarında takılırdı,para veren ufak çocuklara öpme sarılma gibi şovlar yapardı.Ben ona nasıl acıyabilir,ihtiyacının olduğunu düşünebilirdim ki?Düşündüm.Ben En nihayetinde şu kanıya vardım ki dilencilere dünyanın heryerinde rastlamak mümkün ve sanıyorum bu global bir meslek haline gelmiş.
Öyle aklıma eseni yazdım geçtim bu yazımda soğumuştum blogumdan biraz ısınma turları diyelim buna biz.Daha sık yazmaya dikkat edeceğim.Herhalde bloglarında "Takip Ettiklerim" kısmında yazı yazdığımı gören blog sahipleri d e tanımyacaklar veya "Aha! Ooz Amca yeni yazı yazmış!" diyecekler duyar gibiyim tabi "Ulan bu adam kaç yılda bir yazıyor?" diyenleri de.Kendinize iyi bakın.Görüşmek üzere.
Nası Bişi Bu Mitsu-Suşi?
-
Popüler kültürün tabağına pardon çıplak kadın vücuduna düşürdüğü son
eğlencesi suşi ile karşı karşıyayız. Suşi aslen Uzak Doğu’nun
okyanuslarından çekik gö...
9 saat önce



4 yorum:
Seni yeniden yazıyor olarak görmek güzel şey. Sürekli yaz, gerçekten diyorum bunu. Hani nezaketen ya da iş olsun diye değil. "Yazabilen" az kişi varken senin de böyle uzun süre ara vermen hangi mantığa sığıyor? Hesap ver rica ederim! Sinirlendim. :)
Sevgiyle :)
Teman çok güzelmiş fakat üstünde biraz oynaman gerek. Mesela wordpress tarzı yorum forumu oluşturarak başlayabilirsin:D
Vallahi neden ara verdim,bilmiyorum.Bir soğukluk oldu başta sıkıldım gibi sanki hoş yazmak istiyordum ama içimden gelmiyordu.Yani Senin gibi değilim ben Günay Doğan canım yazmak istemiyor bugün deyip kısa bir uyarı yazıp gidemiyorum:)Elim kalvyeye hiç gitmiyor.Sonrasında sınavlar falan derken arası uzadı bayağı.İyi ama şimdi ara ara yazmaya devam:)
Hesap verdim:)
Sesli Sohbet Sesli Chat Diyet Makyaj Sesli Sohbet Sesli Chat
Yeni Aşk Sözleri çok güzel sözler Aşk şiiri
Sesli Sohbet Etkileyici Sözler Radyo Dinle
Sesli Sohbet Sesli Chat Sesli Chat
Radyo Dinle Sesli Sohbet Aşk sözleri
Aşk şiirleri Aşk şiirleri Sesli Sohbet
Sesli Sohbet Sesli Sohbet Radyo Dinle
Sesli Sohbet Sesli Sohbet Web Tasarım
Yorum Gönder